Ne ara bu kadar zaman geçti
ve ben yazmadım… Son yazdığım tarihe bakınca ben de çok şaşırdım. Çok zaman
geçmiş çok su akmış köprülerin altından… Oysa bana sorsan ben sürekli yazıyorum
beynimin içinde… Düşündüğünü söylemiş zanneder insan bazen, bu da ona benziyor…
Ben yazdım oysa sende okumuş olmalısın.
Bu süreçte çok şey
yaşadık her birimiz. Olduğu yerde saymak zaten mümkün değil… Sen hiçbir şeye
yeltenme hayat bir biçimde önüne sunuyor zaten… Bu kadar tekdüzelik yeter hadi
biraz hareket et diye. Ama güzel ama çirkin…
Ben şanslılardanım seni
bilemem… Hayatımın sen tarafını paylaştığım çok dingin, sade, kaliteli ve çok
yüksek bir dönemden geçtim, geçiyorum. Patırtılı bir karakter olmadığım aleni…
Hayatında da sadelikten sadeleşmekten ve sade yaşamaktan yana olan bir kadın
olarak ilişkiyi de sade yaşamanın hazzını keşfetmiş durumdayım… Bu elbette
kendine çektiğin kendine benzeyen standartlarla mümkün…
Ortak bir şeyleri paylaştığım
ya da paylaşmadığım ancak el attığım veya bir şekilde bana el sallayan
insanlara bakıyorum da… Teşekkür ederim Tanrım. Kalite… Her iki tarafında ortak
noktası… Arayışının temeli…
Arada çürük elmalar
olmadı olmuyor değil… Olur böyle deyip onlara da gülüp geçiyorum, onlar olmasa
elma ile armutlar nasıl ayrılacak birbirinden… En çok da çilek ve buz gibi isabella
üzümü seviyorum!
Üzerinde durmam, üzerine
çıkmam gereken daha önemli meseleler var, bu sebeple şimdi elindeki tüm
gereksiz oyunları, beynindeki tüm gereksiz detayları, hayatının içerisindeki arayış
karmaşıklığını olduğu yere bırak, arkana yaslan…
Janis dönüyor.
Hoşgeliyorsun güzellik , özlendin çok , bilesin :)
YanıtlaSilVay be!? : ))
Sil2015 gibi sessiz gidiyor 2017...
YanıtlaSilBence biraz silkelenme zamanıdır.
evet evet gerekli