5 Mayıs 2014 Pazartesi

"LIFESTYLE" ERKEK/KÖLELER İÇİN TEMEL EĞİTİM-2 (İLETİŞİME GİRİŞ)





Başlığa baktığın zaman kelimelerin seçiciliğinin ne kadar önemli olduğunu algılayabildiğini ve anlamını anladığını varsayarak bu yazıya başlıyorum. Her zaman ki gibi önden konu ile ilgili tweet yazmış olduğumdan bu girişi hemen geçiyorum.
 Çoğu zaman olduğu gibi Wow! Mistress Blog’u!? Yaşansın Pornografi! diye heyecanlanıp didaktik üslubumdan hızla sıkılıp burayı terk edenler çoğunluk. Ki zerre umurumda değilsiniz! Ben sadece canım istediği için ve altını çizmek istediğim konular hakkında yazarım… İşine ve yararına gelene…
Hiçbir zaman Efendi ve İtaatkâr ilişkisini anlık düşünmediğimden ve yaşamadığımdan dolayı bunun birlikte bir hayat olduğunu üzerine basa basa söylemem çok doğru olur. Hal böyle olunca da Edilgen yapıdaki erkeğin bu hayata en uyumlu hale gelmesi her iki tarafın da sabırla yürümesi gereken çok eğlenceli ve zorlu bir yol.
Evet! Kesinlikle eğlenceli! Özellikle de yolun başı… Keşif süreci en eğlendiğim ve en çok efor sarf edilen dönem… Birbirini tanımanın ve limitlerini görmenin en keyifli zamanları…
Elbette bunun yaşanabilir kılınması için tanışma biçimi, üslup, yaklaşımlar ve oluşturulacak güven çok önemli…
İkili oynanması çok tehlikelidir... Gözleri tamamen açık bir Efendi için, karşı tarafı çok zor durumlara sokacak büyük hüsranlar yaşanabilir. Bu sebeple başlangıçta Etki altına girmeye gönüllü Edilgen’in “Açık İletişim” kurma zorunluluğu söz konusu… Uzun vadeli ve sağlıklı bir iletişim için çok önemlidir. Erkek/İtaatkâr’ın duygu, düşünce ve eğilimlerini kendi isteği ile herhangi bir zorlama olmadan paylaşması en sağlıklı yol olacaktır. Bu yol için ise doğru zamanlama doğru kanal ile gerçekleştirilmelidir.
Bizler yorulmaktan hoşlanmayız!
Açık iletişim ise en zor kısmı bu meselenin… Ama çok yararlıdır. Açıklık ve güven sağlar. Unutmayın!
Benim için her zaman “Kendini tanıma” çok önemli. Her zaman söylerim bunu. Bu sebeple açık bir şekilde iletişime geçmek istiyorsan bu aynı zamanda senin için;
Kişisel olarak daha yakın ve derin bir ilişki içine girme şansın demektir.
Kendini net bir şekilde ifade edebilmen aynı zamanda kendini de tanımlaman ve tanımana çok yardımcı olacaktır.
Hiçbir zaman başlangıçta bir Efendi’nin sana kendini açmasını beklememelisin. Sen kendini aç, o kendine göre uygun olduğunu düşündüğü noktada senin ona yaklaşmana izin vererek kendini açacaktır.
Birçoğunuz bu ruh ile yaşadığınız için kendinizi suçluyorsunuz. Suç!? Bu noktada Bu ruhu gizli tutmanın size daha fazla efor sarf ettirdiğini ve ruhunuzu çok yorduğunu biliyorum. Açığa çıkarmak ve kendini ortaya koymak/kimliğini itiraf etmek sizi hafifletecektir. Bir durumu gizlemek için harcanan enerji çok yorucu ve sizi işe yaramaz kılacaktır. Hiç gerek yok.
Kolay değil biliyorum.
Önyargılı olduğumuzu düşünebilirsiniz,
Yetersizlikten dolayı reddedilme gerekçesi olacağını düşünebilirsiniz,
Zaaflarınızın kullanılarak cezalandırılacağınızı düşünebilirsiniz,
Duyulması korkusu, (Olası yol ayrımında…)
Bu ve buna benzer durumlar sizi zorlayacaktır.
Ama doğru kişi olduğunu düşündüğünüz Kadın/Efendi için bu riski almak zorundasınız!
Genel olarak çok mutluyum ki, bu kadar çürük elma içinde sapasağlam olanlarınız yok değil, ki onlar zaten açık iletişimden öte açık kimlik ile tereddüt etmeden huzura gelenler… İşte bu huzura gelenler, ya huzurun ta kendisine geldiler ya da gittilerse huzurla ayrıldılar ve gittiler… Aklı kalmadan endişeye kapılmadan… Temiz.
Esas olan budur…
Sanıyorum buraya kadar gayet açık bir biçimde emekleme sürecine girişten bahsettim…

Esas konu ise “efendi itaatkâr” meselesi…
Doğduğunuz andan itibaren “aileleriniz özellikle anneleriniz/kadınlar elinde terbiye edildiniz” Kimi başarılı, kimi başarısız… Başarısız olanlar ise çevresel faktörler ya da daha geride tabiatıdır kişinin… Bizim ilgi alanımız ise “Annesi tarafından çok iyi terbiye verilmiş efendi çocuklar”…
Efendi çocuklar vardır hayatımızda; İşte, sokakta ya da aynı site/blok da…
Nadir de olsa sayıları azalsa da vardır onlar… Bizim efendi çocuklarımız ise efendi itaatkârlarımız;
Onlar terbiyeli, saygılı, iyi ahlaklı, eğitimli ve temiz olanlar… Koşul aramayan aranan koşullara uyum gösterecek olabilenler… Yok mu!? Elbette varlar. Aranızdalar. Hatta şu an bu bloğu okuyorlar. Eminim.
BDSM ve FEMDOM hayatı Pornografi/Fetişizm olarak algılamayan, Kadın/Efendilerin de normal bir hayatı olduğunu, sağlıklı kadınlar olarak bir takım güdülerinin olduğunu, hayat beklentilerini vb… Olağan algılayabilenler onlardır.
***
Janis aklına geldiği anda arka deliğinde sızı hissedenler ise başlarına geldiği gibi becerilip atılmaya, tek kullanımlık kolay bozulan edersiz bir maldan başka bir şey değiller… Onlar da şu an okuyorlar bu yazıyı biliyorum!
Hey! Delikli boncuk! Seni görüyorum! : )))
Benim en çok karşılaştığım durum ve aslında en hoşlandığım durumlardan biri de;
Ben “O’yum” diyerek gelen ve ben “O” değilmişim diyerek vedalaşanlar. Yollar herkes için açık. Olmaya da devam edecek… Esaret hayatı değil bu, kendi elinle hayatını ortaya  koyma meselesi… Neyse ki Janis’den önce ve Janis’den sonra diyerek hayatlarını ikiye bölerek bir daha da bu kavramlara yaklaşmaması gerekliliğini öğrenerek ve yine aslında kendi içsel eğitimlerinde Janis parmağı ile devam edenler… Memnunum bu durumdan…

Bir varlığın kendini tanıma yolculuğunda bir nevi rehberlik ediyor olmak hayatlarına dokunmak da büyük mesele…
E zaten Janis, başlı başına büyük mesele!

Bir sonraki giydirme de görüşmek üzere!